Hemşirelerin “Belirsizlikle” Mücadelesi: Sahada Sesler Yükseliyor
Sağlık sistemindeki en büyük yükü omuzlayan hemşireler, hem hastane koridorlarında yoğun mesai hem de evlerindeki belirsizlikle mücadele ediyor. Nöbet listelerine rağmen izin günlerinde göreve çağrılan hemşireler, özel hayatlarının ipotek altına alınmasına tepki gösteriyor. Planlanamayan bir hayat, tükenmiş bir sağlık ordusu yaratıyor. Türkiye’deki mevcut uygulamalar, hemşireleri sürekli bekleyen birer “hazır kıta” gibi konumlandırıyor.
Plansız değişiklikler, hemşirelerin sosyal hayatını felç ederken, aile düzenlerini de derinden sarsıyor. Hemşirelerin insanı sorumlulukları olduğu göz ardı ediliyor. Düzensiz çalışma saatleri, hemşirelerin beden ve psikolojileri üzerinde yıkıcı etkilere neden olmaktadır.
Yapılan keyfi çağrılar, yasal mevzuata ve iş sağlığı güvenliği açısından risk oluşturmaktadır. Hemşirelerin dinlenme hakkı göz ardı edilirken, iş kazaları ve hasta güvenliği riskleri artıyor. Sağlık sistemindeki yapısal sorunlar, hemşirelerin sırtına ekstra yük bindirerek sürdürülemez bir noktaya taşınıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın alması gereken önlemler, personel açığını kapatmak yerine mevcut personelin haklarını korumayı hedeflemelidir. Hemşirelerin sağlıklarının korunması, hastaların güvende olması için acil bir gerekliliktir. İdareciler, keyfi çağrıları engelleyerek hemşirelerin ve hastaların karşılaşabileceği olumsuz sonuçları önlemelidir.